August 2011
1 post
bazen içim o kadar sıkılıyor ki kendi boynumu kırasım bütün acıyı kökten kazıyasım geliyor. sonra buraya kaçıyorum. kağıda kaleme sarılamıyorum, çünkü klavyeye alışan insanın eli yavaşlar; kalemi beynine yetişemez, bu iç boşaltma seansı bi anda bitmek bilmeyen bi sancıya dönüşür, kelimeler uçar gider yazı da yarım yamalak kalıverir orda, devrilen sandalye de tam ayakucunda.
hayatta hiçbir şeyin...
March 2011
1 post
rutin iyidir, rutin düşünmek için sebep bırakmaz, rutin robotiktir, rutin kimisini yaşatır kimisini öldürür.
haftanın ortalama 4 sabahı aynı yerde aynı plakalı aracı bekliyorum son 3 haftadır sabahları dinlediğim değişmiyor; tersten dinliyorum albümü separator’dan başlıyorum çünkü en güzeli o ”sevdiğin şeyi önce ye, önce ye ki sona kalmasın, sona kalırsa ona ulaşınca dayanamazsın....
January 2011
2 posts
Aklimda aslinda baska seylerden bahsetmek vardi ama onlarin onune gecen “zaman” kavrami oldu ve simdi bambaska bi sey diyip kacicam hemen.
Yarin sabah tkbilmemkacbinyuzle yolliycagim bi sevgilim, pazartesi baslayacagim bi isim var. Saate baktim ve bi an “ah bi hafta once bu saatler” dedim, babylonun ust katinda beni belimden sarmalamis sevgilim, cayir cayir redd konseri,...
December 2010
1 post
ve bazı günler tek ilginizi çeken kalp kırmaktır, spesifik olarak da bir o özel kalbi.
ne zaman malum olay aklıma gelse nedense gözümün önüne kırılan spaghettiler geliyor, hani aslında kırmadan atmamız gereken ama her nedense annelerimizin hep kırarak attığı, bizim de yer yer boş ana gelmelerle kırıp kaynayan suya bıraktığımız.
”içimden bu acıyı nasıl sökeceğimi bilmiyorum.”...
August 2010
4 posts
blogu ağlama duvarına çevirmeye bir thin air dinleme süresi kadar uzağım. o yüzden kendimi şimdilik imha etmeli,vantilatörün artifişıl esintisine bırakarak zıbarmalıyım.
kızkardeşimin istanbul ziyareti saolsun ev cosmodur marie clairedir bazaardır taşıyo resmen. ben de hazır kızkardeşi sevgilisine yollamışım,baba marinadan çıkmaz olmuş kafayı arındırıyım kendi başıma huzurları oynıyım dedim cosmodan başladım okumaya, daha doğrusu başlayacaktım. üşenmedim içkimi koydum tam elime aldım dergiyi -başlıycam çok kararlıyım ya- bi anda aa müzik dedim,kendi arşivimden ne...
June 2010
1 post
bugüne ”worst day ever” yakıştırması yapabilirim aslında ama geçen hafta bi güne daha benzer bi yakıştırmayı yapıp bugün karma tarafından göt üstü yere yapıştırıldığım için hala acıyan götüm worst day ever demeyi yemiyo o yüzden derhal anlatmaya başlıyorum.
sabah pek sevgili arkadaşım arının mesajına uyandım,mesaj diyoduki şiirden kalmışsın, bu mesajın kaldığım başka bi dersin...
May 2010
3 posts
selam tumblr,görmeyeli değişmişsin diyeceğim hala aynı tas aynı hamam. ben bi süre kafa izni aldım mesela,bu süre zarfında kağıt kalemle daha bi haşır neşir oldum hatta mürekkep bile yaladım o çok sevdiğim kalem tutukluk yaptıkça,yazdım yazdım kimseyle de paylaşmadım velhasılı kelam biraz eski ezgiye dönüş oldu. twitter vb sosyal mecraalardan çektim elimi eteğimi ama nası bütün junkieler yeniden...
March 2010
2 posts
!f’te we live in publicle çakıştığı için izleyememiştim an education’ı,baya içime dert olmuştu, bugün sonunda izledim. we live in public kesinlikle daha etkileyiciydi, ama yine de bugünün mayış mayış haline yakışan bi film oldu an education.
durağan,yer yer iç şişiren ve dibine kadar predictable olsa da çok güzel quotelar içerdiği kesin o yüzden izlenmeli diyor ve aşağıdaki satırlarla...
February 2010
2 posts
January 2010
5 posts
Why They're Hot →
December 2009
13 posts
sonuna kadar hayatımda senin ve şarkılarının yer almasını istiyorum ezgi…
– sanırım uzundur duyduğum en güzel şeydi.
come to the dark side,we have kebab!
Kєrєm:
sen ataşehirdeki adana dostlar'a gittin mi hiç
fakeflakegirl:
gitmem mi
yummy
Kєrєm:
hakkaten yummy ya
offf
fakeflakegirl:
aneym
Kєrєm:
neler yediğimi sayamıyorum bile
delişız
fakeflakegirl:
gece gece aklıma düşürdün
Kєrєm:
kebap ilk 5'e hatta ilk 3'e sokuyorum hayatımda yediim
fakeflakegirl:
baştan çıkarıyosun dude
Kєrєm:
şahane bi adana kebap, beyti kebap
şahane çiğköfte
mezeler..
salatalar
fakeflakegirl:
sus sus
Kєrєm:
sdfoefjsdgj
fakeflakegirl:
...
yalvarırım sus.
Kєrєm:
bugün iki kilo yemek girmiştir mideme
öğle artı akşam
fakeflakegirl:
akşam yemeğinde ton balıklı salata yedim ben
: /
Kєrєm:
sdfsdfs
al dedi git dedi
dün dnr’a girdik,gh5 önünde her zamanki saygı duruşumuzda bulunurken cenk çocuk kandırırmışcasına ”alıcaz alıcaz”dedi,sonra ben herhalde pek melül baktım ”şimdi alsak zaten oynayamayız canım,vakit yok” diye ekledi.
ondan öncede ben klasik aralık tribi olarak ”kar yağsa yeaaaa”dedim,”artık kar tatili diye bişey yok bize,kar çile demek yağmasın bi...
http://secret-music-box.blogspot.com/ →
son bi saattir burda takılıyorum. allahım yareppim ağzımın suları aka aka yeni sekmede açıyorum her rapid linkini,heyecandan elim titriyor,her seferinde kotalı internetime lanet okuyorum.
allahım allahım o nası güzel ambient,down tempo,trip hop arşividir.
minik minik de açıklamış böyle.
valla yerim,kendimi kaybederim o biçim
”ben senin benim herşeyim olmandan öyle korkuyorumki…”
ilk kez bu gece saatler 02.07’yi gösterirken söyledim bu cümleyi. ona da değil,kendime.
söylemek de değil,bi nevi itiraf.
korkuyorum yalan değil.
sevgi korkutucu bişey değil,sevgi güven demek,sevgi ferahlık demek,sevgi huzur demek,sevgi rahat.
hele insanlara dağıtacak sevginiz bolsa,full randıman çalışıyorsanız bu anlamda sevgiden daha...
November 2009
19 posts
uzundur yaşadığım en acaip gündü tumblr.
nefret ettiğim halde zorunluluktan sucuk yedim sabah mesela.
bütün portakallı drajeleri yedim ayrıca ama karnım ağrımadı.
gözümde arpacık olduğu tahmin edilen tanımlanamayan bi cisim belirdi ansızın,sağ gözkapağı ağlamışım gibi şiş.
bindiğim minibüs bilinçli bi şekilde ters yöne girdi ama bu trafiği ekarte etmemizi sağlamadı.
telefonum bozuldu.
...
sia dinlemek psikolojimi bozuyor,bunu bile bile dinliyorum vazgeçemiyorum.
aynı şey gibi, 8273628736 kalori olduğunu bilmenize rağmen big mac yemek hatta jumbo seçim yapmak gibi.
ya da hayatınızın tepetaklak olacağını,bi gün ciao bella diyeceğini sözün özü ağzınıza sıçılacağını bile bile aşık olmak gibi.
p.s:kurban bayramlarında nefes almak istemiyorum,her yer iğrenç kokuyor.
dönem dönem şarkıları ikili usullerde dinliyorum.
mesela bundan 2 hafta kadar önce koop-island blues ve nouvelle vague-in a manner of speaking ardışık gidiyordu.
bugünden itibarense bi kaç gün playlistte ardışık gidecek olan parçalarımız eveeet hazırsanız, lamb-lusty ve cold war kids-hang me up to dry.
arz ederim.
özetle,
”You’re the only story that never been told
You’re my dirty little secret, wanna keep you so”